Tütün Cezalarına Köse’den Tepki

Serbest Ekilen tütün, Serbest Satılmalı

CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, TBMM’de yaptığı konuşmada, tütün üreticilerine yapılan baskınlarda verilen cezalara, tütüne el konulmasına tepki göstererek, ekimi serbest olan tütünün, serbestçe satılması gerektiğini söyledi.

CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, GAP Bölge İdaresi Başkanlığı ve TAPDK’nın bütçelerinin görüşüldüğü komisyon toplantısında söz alarak adeta isyan ederek konuştu.

Köse’nin meclis tutanaklarından konuşması şöyle;

“Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Komisyon üyelerine, sayın milletvekillerine, değerli bürokratlara ve basının değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum.

Sayın Bakanım, şu an GAP İdaresinin İnternet sitesine girdiğinizde güncel bilgilere ulaşılmamaktadır. Aslında bu durum yeni değil. İnternette GAP’ın son durumuna ilişkin kısma girdiğinizde Eylül 2008’in bilgilerine ulaşılmaktadır. Şu an 2010 Kasımındayız. İki yıldan daha fazla süredir bu İnternet sitesi yenilenmemektedir. Bizlerin ve daha önemlisi halkın bu konuda güncel bilgileri takip edebilmesinin önü kapanmış durumdadır. Bir an önce bu konuya bir çözüm getirilmelidir.

Şunu da belirtmekte yarar görüyorum: GAP İdaresini ne zaman ararsam, bir bilgi ihtiyacım olursa ellerinden geldiğince bana yardımcı olmaktadırlar. Kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak İnternet sorunu da çözülürse daha da iyi olacaktır.

Sayın Bakan, GAP konusunda sorulacak o kadar çok şey var ki eminim hepsini  söylemeye çalışsak süre yetmeyecektir. Bu nedenle, önemli gördüklerime değineceğim. Bir defa, iktidar GAP’a entegre bir proje olarak değil, GAP’a bir enerji projesi gibi bakmıştır. Bu nedenle diğer alanlar ihmal edilmiştir. Mesela, GAP’ın enerji yatırımlarının çoğu gerçekleştirilirken sulama, tarım, sanayi, eğitim gibi alanlarına ise yeteri kadarıyla önem verilmemiştir. Bunun için, enerji haricindeki diğer alanlara yapılacak yatırım miktarları ve oranları mutlaka artırılmalıdır.

Yine iktidar, tarımın GAP içindeki önemini kavramamıştır. Unutmamalıyız ki tarım konusu hem bölge hem de ülkemiz için stratejik bir öneme sahiptir. Zira, sanayiye dönük tarım konusu özel bir öneme sahiptir. Tarım desteklemelerinin tutarları ise daha da çok önemlidir. Türkiye’de tarımsal sulama ortalaması yüzde 30 civarındadır. Oysa yanı başında devasa Atatürk Barajı olan Adıyaman’da bu oran sadece yüzde 9’dur. Acaba bunun adaletli olmadığını söylememe gerek var mı?

Yine GAP’ta tarımsal sulama konusunda seferberlik mutlaka ilan edilmelidir. Bu konuda Adıyaman’dan rahatlıkla iki örnek verebilirim. Adıyaman’da bulunan Gömükan, Koçali barajları sulamaya dönük olarak mutlaka bitirilmeli ve ödenekleri artırılmalıdır.

Yine sulama konusunda bir diğer sorun ise şebeke sorunudur. Örneğin, Türkiye’nin en uzun ve kapasite bakımından en büyüğü olan Mardin Ceylanpınar ovalarını sulayacak ana kanal inşaatı hemen hemen bitmek üzere fakat 1 metrelik şebeke bile yok. Şebekesi olmayan kanal ne işe yarar, size sormak istiyorum.

Bu anlamda GAP’ta tarım ve sanayi sektörlerinde pozitif ayrımcılığa gidilmelidir ve tarımsal desteklemelerde verilecek rakamlarda, mazot, gübre, tohum gibi maliyetlere göre mutlaka bir düzenleme yapılmalıdır.

Çiftçimizin eğitimi konusuna yeterli önem verilmediğinden, zirai ilaçlama ve suyun verimli kullanılmasında sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden sorun uzun yıllara yayılmaktadır. İlerleyen zamanda toprağın kullanımında sorun çıkmakta ve toprak ne yazık ki tuzlanmaktadır. Bununla birlikte zirai ilaçların hem insan sağlığına hem de ihracatın azalması yoluyla ekonomiye ne derece olumsuz etkisi olduğunu hepimiz bilmekteyiz.

GAP’ta çiftçimizin eğitimine özel bir önem verilmeli demiştim. Bu konuda bölgedeki dernek, vakıf gibi sivil toplum örgütleriyle mutlaka projeler geliştirilmelidir.

Yine AKP iktidarı, GAP’ın sanayi ayağına yeteri kadar önem vermemiştir. Bunun da iki yöntemi vardır. İlki, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde devlet eliyle sanayi yatırımı yapılmalıdır. İkinci yöntem ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yapılacak özel sektör yardımları için gerekli altyapı ve teşvik çalışmaları mutlaka yapılmalıdır ancak her ikisinin de yapılmadığını görmekteyiz. Bunun sonucunda hem ekonomik hem de sosyal sorunlar bölgede kendini göstermektedir. Devlet eliyle fabrikalar açılmalıdır ancak bu da yeterli değildir ve özel sektörün o bölgeye yatırım yapması için de altyapı mutlaka bitirilmelidir ve yine GAP’ta ürünlerin pazara rahat ulaşımı sağlanmalıdır. Bu konuda ise daha önce söylediğim gibi, yerel yönetimlerle mutlaka ortak projelere girişilmelidir.

Teşvik konusunda, kesinlikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ayrımcılık yapılmalıdır ama son teşvik paketinde bunu hiç görmedik ve seçim bölgem olan Adıyaman ise maalesef üvey evlat muamelesi görmüştür. Ekonomik olarak kendisinden daha iyi durumda olan iller Adıyaman’dan daha fazla teşvikten yararlandırılmıştır. Hem GAP’ı bitireceğiz diyeceksiniz hem de teşvikte böyle adaletsizlikler yapacaksınız. Hükûmet bu politikasından mutlaka vazgeçmelidir.

Sayın Bakanım, Ankara Ticaret Odası yakın zamanda bir rapor hazırladı. Bu da atıl gençlere ilişkin rapordu. Bu raporda en çok atıl gencin olduğu illerden birincisi Gaziantep, ikincisi maalesef ne yazık ki Adıyaman’dır.

Değerli milletvekilleri, GAP’a yalnızca ekonomik göstergelerle bakmak yanlıştır. Aynı zamanda GAP’ın sosyal yönü de unutulmamalıdır çünkü bu sosyal yönler ekonomiyle iç içedir. Eğer bölgemizde, yani GAP bölgesinde sanayi gelişirse, tarım ilerlerse, bölgesel işsizlik sorunu azaltılırsa ve atıl genç nüfus en aza inerse sosyal olarak kalkınma mutlaka gerçekleşecektir. Her şeyden önce halkın ekonomisi düzelirse vatandaşın psikolojisi düzelir, intiharlar, cinnetler azalır ve bununla birlikte sosyal barış sağlanır.

Onun için, GAP’ın bu anlamda bir barış projesi olduğunu da unutmamalıyız ve hâlâ da GAP bitirilmemiştir. Çünkü GAP 1,8 milyon hektar arazisiyle eğer bitirilirse 3 tane Çukurova, 4 tane Kıbrıs’a bedeldir ve 3,8 milyon insan istihdam edilecektir ve en önemlisi, sosyal, ekonomik gelişmeye katkısı olacaktır. Yalnızca bu bölgeye değil aynı zamanda ülkeye de büyük bir katkısı olacaktır.

Sayın Başkan ve Sayın Bakanım, sözlerime son vermeden önce Tütün Üst Kurulu üzerine birkaç söz söylemek istiyorum. Seçim bölgem olan Adıyaman’da bir zamanlar Türkiye’nin ve dünyanın en iyi tütünü olan şark cinsi tütün yetiştiriliyordu.

Şu an ise tütün AKP İktidarıyla bitirilmiş durumdadır ancak tütünün bitirilmesiyle Adıyamanlı üreticiler de bitirildi çünkü planlı bir iş yapılmadı, alternatif ürün projesi yerleşmeden devlet elini tütünden çekti. Ben her fırsatta üç buçuk yıldır bunları dile getirmekteyim. Adıyaman’ın kıraç topraklarında tütünden başka bir şey yetişmiyor. En son Tütün Üst Kurulu bundan birkaç gün önce Adıyaman’daydı. Aynı düşünceleri benimle paylaştıklarını müşahede ettim. Adıyaman ve benzeri illere özel bir rejim mutlaka uygulanmalıdır.

Dedim ya, tüm Hükümet üyeleri sözlerime bu konuda kulaklarını tıkadı. Bu konuda soru ve Meclis araştırma önergeleri verdim, yasa teklifleri hazırladım, öncelikle alternatif ürün projesi yerleşene kadar çiftçimizi koruyalım dedim, ama ne yazık ki Hükûmet bu söylemlerimize kulaklarını tıkadı.

Sayın Bakan, en son 50 kilogramlık kıyılmış tütün için geçmiş bakan zamanında bir onay verilmişti. Bu yetmedi, ardından 100 ve 150 kilogramlık taşımaları için yasa teklifi hazırladım Sayın Malatya Milletvekilimiz Mevlüt Aslanoğlu’yla birlikte. Bu yasa tekliflerimiz komisyonda beklemektedir.

Adıyaman halkı şu günlerde tütün için bir direnişe geçmiştir, özellikle bunu vurgulamak istiyorum. İçlerinde AKP’li arkadaşlarımızın da olduğu Tütün Platformu kurulmuştur. Geçtiğimiz günlerde Tütün Üst Kurulundan bir heyet inceleme için Adıyaman’a gitti. Sonuçta varılan karar ilginçtir; benim üç yıldır kürsülerde söylediklerimi aynı şekilde rapor ettiklerini düşünüyorum.

Hükümete sormak istiyorum, dediklerime niye kulak tıkadınız? Adıyaman ve Adıyaman gibi onlarca ilden tüm tütün konusunda binlerce şikâyet almaktayım ve tütün konusu acilen çözülmeli ve üreticimiz aç kalmamalıdır.

Konya’da 400 kilo tütün yakalanmıştır, bundan iki saat önce, 22 bin lira ceza yazılmıştır. Eğer bu tütün serbest olarak ekilecekse, serbest olarak satılmalıdır diyorum.

Vicdan sahibi olan tüm milletvekili arkadaşlarımı, bürokratları ve sayın bakanlarımı bu duygulara davet ederken Bakanlığımız bünyesinde bulunan kurum ve kuruluşların 2011 yılı bütçesinin hayırlı olmasını diliyor,

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: