Sigaramı Tütünmü Zararlı ?

Kaçak tütün

Kaçak tütün

Özel bir girişe gerek görmüyorum. İstatistiklerle başlamamız bile yetecek: Tütün, tek kelime ile şu an için dünya üzerindeki en önde gelen öldürücüdür. Dünya’da en sık rastlanan 8 ölümden 6 tanesi için risk faktörüdür (iskemik kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık, alt solunum yolu enfeksiyonu, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, akciğer kanseri, verem). Pasif içicilik yoluyla da bir çok hastalığın körükleyicisidir. Dünya genelinde tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle her yıl yaklaşık 5 milyon, günde 13 bin 700, her 6 saniyede bir 1 kişi can vermektedir. Türkiye’de de tüm ölümlerin yüzde 41.6’sı tütüne bağlıdır. Yılda 100 bin, günde 274, 6 dakikada 1 kişi , bu nedenle yaşamla vedalaşmaktadır. Böyle giderse 2020 yılında tütün kullanımı yüzünden can verenlerin sayısı, yılda 10 milyon kişiyi bulacaktır. Yeterli önlemler alınmadığı takdirde bu yüzyıl içinde tam 1 milyar insan tütün nedeniyle yaşamını yitirecektir. Bu ölümlerin yarısı da orta yaşlarda gerçekleşecektir. Dünya üzerinde 15 yaş üzeri her 3 erişkinden biri, yani 1.2 milyon kişi… Türkiye’de de yüzde 31.9’u (erkekler yüzde 47.9, kadınlar yüzde 15.2) – tütün kullanmaktadır.

HER SİGARA, ÖMÜRDEN

BEŞ DAKİKA GÖTÜRÜYOR

Tütün kullanımı, insan hayatını tehdit eden bir alışkanlıktır. Sürekli içiciyseniz, her sigara, ortalama yaşam süresinden yaklaşık 5 dakika eksiltmektedir.

Tütün kullanımının zararsız bir seviyesi yoktur. Hem erkeklerde hem de kadınlarda; sigara, pipo veya puro içimi, kardiyovasküler bozukluklara (kalp krizi ve inme), amfizeme (doku ve organlar arasında hava kalması), kronik bronşite ve akciğer, gırtlak, ağız, yemek borusu, mesane, pankreas ve rahim ağzı kanserlerine yol açmaktadır. Kanserden ölüm bağlamında, erkekler en fazla akciğer kanserin­den hayatlarını kaybetmektedir ve kadınlar arasında da, akciğer kanserine, şu anda meme kanseri de dahil olmak üzere diğer tüm kan­ser türlerinden daha fazla ölüme neden olmaktadır.

Sigara içmeden tütün kullan­mak da (tütün çiğnemek veya en­fiye çekmek) zararlıdır ve bağımlı­lık yaratabilir. Tütünü içmek gibi, buruna çekmenin ya da çiğnemenin de, ağız kanseri, diş eti çekilmesi, diş kaybı ve kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık bozucu etkileri vardır.

Sigara, pipo veya puro içmek, çevredeki kişilerin ve hamile kadınlarda bebeğin sağlığını da teh­likeye sokmaktadır.

Sigara içmedikleri halde sigara dumanına maruz kalan kişilerin de (pasif içiciler), akciğer kanseri, koroner artrit hastalığı ve inme gibi, sigara içicilerinin karşı karşıya oldukları hastalıklara yakalanma riskleri yüksektir.

Sigara içen ebeveynlerin çocuklarında, içmeyenlerinkine oran­la, bronşit ve astım gibi solunum bozuklukları daha sık görülmektedir. İçicilerin eşlerinin kalp hastalığına yakalanma riskleri daha yüksektir.

Her tür tütün, her ne şekilde ve her ne miktarda kullanılırsa kullanılsın, sağlığa zarar vermektedir.

“BEN LIGHT SİGARA İÇİYORUM” DİYE KENDİNİZİ KANDIRMAYIN

Daha az zifir ve nikotin içerdikleri iddia edilenler de dahil olmak üzere, zararsız sigara diye bir şey yoktur. Light sigaraları tercih edenler, nikotin seviyesini yükselterek ihtiyaçlarını tatmin edebilmek için daha uzun nefesler çeker ve daha çok sigara içmeye başlarlar. Sonunda vücutlarına aynı miktarda zehir alıp sigaraya daha fazla para harcarlar ve hastalık riski de azalmaz.

FAO’nun 2010 yılı raporuna göre tütün kullanımındaki artış, gelişmekte olan ülkelere kaymakta ya da kaydırılmaktadır. Bütün dünya üzerinde tütün üretimi hızı yavaşlamakta, fakat sonuçta artış devam etmektedir. Bu rapor baz alınırsa, 2013’lerde dünya üzerindeki sigara tüketicisi sayısı, 1.5 milyar kişi civarındadır. Sigara, tütün tüketiminin yüzde 85’ini kapsamaktadır. Yaklaşık 320 milyon sigara tiryakisi ile Çin, dünyanın en büyük sigara tüketicisidir. Gelişmekte olan ülkelerin sigara tüketimindeki payı, yüzde 70’lerde gezinmektedir. İlginç olan nokta şudur ki, gelişmekte olan ülkelerde tütün üretimi gerilerken tütün talebi artmakta ve talep, gelişmiş ülkelerde yapılan ithalatlarla karşılanmaktadır.

Birçok araştırmaya göre, son 20 yılda sigara tüketimi, Türkiye’de tüm karşı propaganda ve kapalı mekânlardaki yasaklamalara rağmen yaklaşık yüzde 80 oranında artmıştır. 15 yaş üzeri her 3 kişiden biri düzenli olarak sigara içmekte ve yine Türkiye’deki her 5 ölümden 1’inin nedeni de sigara tüketimine bağlı hastalıklar olarak ortaya çıkmaktadır. Sigaraya başlamaya yaş ortalaması da gittikçe düşmekte, bazı bölgelerde 8-9 yaş ortalamasındaki sigara tüketimi bile birçok ülkedeki tüketici sayısına eşit olmaktadır.

Araştırmalarda dikkat çeken bir başka konu da hem kadınlar da hem de erkeklerde eğitim seviyesi yükseldikçe sigara tüketim oranının da yükseldiği yönünde ortaya çıkan sonuçtur.

SİGARA İÇTİĞİMİZDE NELER OLUP BİTİYOR?

Tütün’ün dumanı, büyük bir kısmı kanserojen olmak üzere, 4 bin’den fazla kimyasal içermektedir. Bunlar arasında 3 tanesi – zifir, nikotin ve karbon monoksit, özellikle tehlikelidir.

Zifir, akciğerde yapışkan bir madde halini alan ve pek çok kanser yapıcı madde içeren bir hidrokarbon karışımıdır. Nikotin, akciğerler tarafından emildiğinde kardiyovasküler sistemi ve sinir sistemini etkileyen ve bağımlılık yapan bir kimyasaldır. Sigara için bir kişi, kan dolaşımında belirli bir miktar nikotin seviyesini sabit tutabilmek amacı ile sigara içmektedir. Karbon monoksit de alyuvarların beden içerisinde taşıyabileceği oksijen miktarını azaltarak vücuttan doğrudan oksijen çalmaktadır.

Sevgili Dostlar, yanlış anlamayın sakın… Yıllarca içtim, artık tövbekâr oldum diye bir durumum söz konusu değil. Hâlâ sigara kullananlardanım ne yazık ki… Fakat gerçekler, aynen yukarıda aktardığım verilerdeki gibidir.

Bu yazımı, hem kendini hem de çevredekileri zehirleyen bir cani’nin günah çıkarması olarak kabûl edin.

Be Sociable, Share!

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: